26 Kasım 2013 Salı

Gece koşarken sabaha


Gece koşarken güneşin peşinden
Saatler tiktaklarla eşlik ediyor
Bebekler doğmayı beklerken
Hastalar ölüme aday.
Uyuyup uyanmasak mesela
Göz açıp kapamak kadar belki
koca bir hayat. __Msrf

İyi geceler

25 Kasım 2013 Pazartesi

Onlar yanlış biliyor / Flash müzik

Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende

"seher yeli eser yırtar eteğini gülün
güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün
sen şarap içmene bak, çünkü nice gül yüzler
kopup dallarından toprak olmadalar her gün"

"bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
ne zaman yıkılıp gidecek bu güzelim kubbe
aklın yollarıyla ölçüp biçemezsin bunu sen
mantıkların, kıyasların sökmez senin bu işte"

"bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende
gül rengi şarap içilmez mi böyle günde?
bugün bu çimen bizim, yarın kim bilir kim
gezecek, bizim toprağın yeşilliğince"

Ömer HAYYAM






Suları soğuk pınar

Suları soğuk pınar, 
Sulan soğuk pınar, 
Ateşten dudaklarını 
Göğsüne koydu da yâr 
Sen neden ısınmadın 
Sen neden ısınmadın? 

NAZIM HİKMET


24 Kasım 2013 Pazar

Alnımızda bilgilerden bir çelenk

ÖĞRETMEN MARŞI

Alnımızda bilgilerden bir çelenk
Nura doğru can atan Türk genciyiz
Yeryüzünde yoktur olmaz Türk’e denk
Korku bilmez soyumuz
            Şanlı yurdum her bucağın şenle dolsun
Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun
Candan açtık cehle karşı bir savaş
Ey bu yolda and içen genç arkadaş
Öğren öğret hakkı hakka gürle coş
Durma durma koş.
Şanlı yurdum her bucağın şenle dolsun
Yurdum seni yüceltmeye andlar olsun
                                   Cevat Memduh ALTAR


19 Kasım 2013 Salı

Patatesli tuzlu kek

Mutfakların kurtarıcısı patatesi böyle denediniz mi bilmem ama çay saatlerine, kahvaltılara çok yakışan bir lezzet. Denemeniz tavsiyemdir. Nette  birçok tarif var, her yemekte olduğu gibi bunda da kendime göre eklemeler çıkarmalar yaptım. Denemek isteyenler için tarifi şöyle:

Malzemeler:

1-Orta boy 3 patates
2- 3 yumurta
3- Bir su bardağı yoğurt
4- Yarım su bardağı çiçek yağı ( Daha az yağlı olmasını isteyenler bir çay bardağı yağ ve bir çay bardağı su kullanabilirler)
5- Küçük bir kase ezilmiş beyaz peynir
6- Birkaç minik doğranmış sosis
7- 1.5 su bardağı un
8-Maydanoz ve dereotu ( sadece biri veya varsa ikisini de kullanabilirsiniz. Özellikle dereotu çok yakışıyor).
9- Bir çay kaşığı kuru nane( tercihinize göre artırabilirsiniz)
10- Bir çay kaşığı pul biber( Acı seviyorsanız acı olabilir, miktarını az artırabilirsiniz).


Yapılışı:

Kek yapar gibi tüm ( sosis ve patates hariç)  malzemeler karıştırılır, en son minik doğranmış patatesler ve sosisler eklenerek karıştırmaya devam edilir. Çok akıcı olmayan bir kıvam elde edilecek sonuçta. Verdiğim malzemeler bunu sağlıyor. Karıştırma işlemi bitince kullanacağınız tepsi yağlanıp unlanarak içine boşaltılır. Üstü arzu ederseniz susam veya çörek otu ile süslenerek önceden ısıtılmış fırına sürülür. ( Orta kata)

200 derecede alt ve üst açık durumda iken 40-45 dakika pişirmek yetiyor. ( Sizin fırınınızın durumuna göre değişebilir bu süre. Pişip pişmediğini anlamak için bıçak veya kürdanla kontrol edilebilir).

Afiyet olsun.

M.Özdaş







Beyaz peynir yerine çökelek de kullanılabilir ancak, peynir tadı daha hoş oluyor.








Veee... final :)

Ben ılık yemeyi tercih ediyorum.
İçinde patates olduğu için  fazla yapmayıp o gün içinde tüketilmesi daha yerinde olur. Ertesi güne kalırsa da çok kısa süre ızgara üzerinde hafif ısıtıldığında lezzetinden kayıp vermediğini hatırlatayım.


Yanında iyi demlenmiş çay ve sevilenlerle birlikte  damaklarda da yüreklerde de hoş bir tat bırakıyor.
Deneyin, tavsiyemdir.



1 Ekim 2013 Salı

Ben umudum!




Dört mum yavaşça yanıyordu. 
Ortam çok yumuşaktı ve konuştukları duyuluyordu. 

ilki söyledi; 
BEN BARIŞIM 
"Artık kimse benim yanık kalmamı sağlamıyor,sanıyorum söneceğim" 
alevi hızla azaldı ve bütünüyle söndü. 

ikincisi söyledi; 
BEN İNANCIM 
''Neredeyse herkes benim artık gerekli olmadığımı düşünüyor o nedenle daha fazla yanık kalmama hiç gerek yok'' konuşmayı bitirdiği zaman,bir rüzgar hafifçe esti ve onu söndürdü. 

Üçüncü mum üzgünce sırası gelince konuştu 
BEN SEVGİYİM 
''Yanık kalmak için artık gücüm kalmadı.İnsanlar beni bir kenara bıraktı ve önemimi anlamadı.Kendilerine en yakın olanları bile sevmeyi unuttular'' Ve hiç zaman yitirmeden söndü. 

ANSIZIN 
Bir çocuk odaya girer ve üç mumun yanmadığını görür.''Neden yanmıyorsunuz sizin sonuna kadar yanmanız gerekir''bunu söyleyerek çocuk ağlamaya başlar. 

ARDINDAN DÖRDÜNCÜ MUM SÖYLER 
''Korkma ben hala yanıkken diğer mumları yeniden yakabiliriz. 

BEN UMUDUM!

(Alıntı)

22 Eylül 2013 Pazar

Senin Korkularını Benim İnceliğimi



Hayatta paylaşmaya değer
Bildiğin bir sır varsa eğer
Haykırıp dağlara taşlara
Anlatılmalıymış meğer
....

Fesleğenler kuruduğunda ocaktı ban baharı bekliyorum
Ne olduğunu bilmediğim bir umudum var hala
Gözüm şişelere takılıyor becerebilseydim ne ala
Bu günlerde böyleyim ben yas denen şiirdeyim
Bir köşede gülüşün var sırtımda kanlı bıçağın
Hiç bir zaman duymayacağın duysan da anlamayacağın 
Bir çığlıkta
SANA BİRİKİYORUM....


Düzenleme: M.Özdaş




klavdia-France

Düzenleme: M.Özdaş



Yıldızlara baktırdım, fallara çıkmıyorsun



?????-. (700x505, 296Kb)


Yıldızlara baktırdım, fallara çıkmıyorsun
...

İyi geceler, tatlı rüyalar...
Huzur dolu gün ve geceleriniz olsun.

M.Özdaş












Dikkat Mü çıkabilir !



Mü iyi geceler ve tatlı rüyalar diler...!





Beni izlemeye devam edin
















 


20 Eylül 2013 Cuma

İyi geceler

 



Her mevsim içimden gelir geçersin















Her mevsim içimden gelir geçersin
Sen vefâsız yolcu kalbim virân edersin
Merhabâ demeden elvedâ dersin
Sen vefâsız yolcu kalbim virân edersin

Beste: Semahât Özdenses
Güfte: Hüseyin Hüseyin Çolak
Makâm: Uşşâk
Usûl: Düyek




                 
         Düzenleme: M.Özdaş
Flash : By Gizem ( Zuhutaga)

17 Eylül 2013 Salı

Güven: Anahtar kelime



399 (335x451, 363Kb)



 photo 16092013-1.jpg



Yaprağın kaderi düşmek olsa da zamanı geldiğinde,

insanın düşmemek elindedir bence. 
Herkesin sığındığı sıcak bir kalp, 
dupduru, sevgiyle bakan
gözler vardır.
Anılarda değil, kalplerde, gözlerde kalabilmek,
güven ister, emek ister... 
Güven değerli bir referans olsa da, 
minik bir toz konduğunda üstüne
anında değer yitiren bir referanstır da...
Presnler kurbağaya, prensesler kül kedisine,
elmaslar kömüre dönüştüğünde
yeni bir masal da yazsan nafile...
Nihayetinde
Güven: Anahtar kelime:
soldan sağa, sağdan sola,
yukarıdan aşağı, çapraz... nasıl yazarsan yaz
Beş harfli bir kelime değil sadece.

M.Özdaş





Düzenleme-Esinlenme
Müşerref Özdaş

11 Eylül 2013 Çarşamba

Umut olmak, moral bulmak






Eski bir dosttur, değeri büyüktür, epeydir aramamış görüşmemişsinizdir. 
Bir merhaba demek için, doğum gününü kutlamak için, neşeli bir sesle arar, karşınızdakine  
-" Merhaba, nasılsın? " diye sorarsınız
-"İyi olmaya çalışıyorum, işe başladım yeniden" diye cevaplar, afallarsınız...
-Bir şey mi oldu ki! ?
- Evet, yaklaşık bir ay kadar önce kalp krizi geçirdim, anjiyo oldum, stent takıldı, birkaç gün hastanede kaldım, bir ay kadar oldu...
- Neşeli sesiniz söner birden...

Pamuk ipliği ile hayata bağlı olduğunuzu hatırlarsınız birden.
...
İşte o gün  aradığımda karşımda duyduğum sesi duyamayabilir, bu değerli dostumun yüzünü bir daha göremeyebilirdim.
Hüzünlendim birden.
Bir varmışız bir yokmuşuz.
Daha önce yitirdiğim, özlediğim dostlar, akrabalar, babam aklıma geldi...
Vardılar ama şimdi yoklar.

Sözünü ettiğim bu dostumla daha sonra birkaç kez görüştük , telefonlaştık, iş yerinde de ziyaretine gitmiştim.


Dün de bu değerli bir dostumun evine ziyarete gittim. Akşamüstü idi gittiğimde. Zaman geçiyordu sohbetle, hanımı mutfağa girmişti, biz de balkonda sohbete, birbirimize takılmaya, şakalaşmaya, hayatı ti'ye almaya devam ediyorduk, arada mutfakta çalışmasını da izlediğimiz eşine de takılıp güldürerek. Yavaş yavaş hava kararmıştı, mutfaktan iştah açıcı, mide salgılarımıza pik yaptıran nefis kokular yayılmaya başlamıştı, bana kimse kal demedi ama belliydi, yemeğe kalacaktım, teklife gerek yoktu aramızda. Bizim dostluğumuz böyleydi. Ilık bir eylül akşamında, bundan 22 yıl önce, 9-10 aylık bebekken kucağımda fotoğrafları olan, şu an arslan gibi üniversite son sınıftaki oğlu ile birlikte yemeğimizi yedik, çaylarımızı içtik... 

Güzeldi, yanında huzur bulduğunuz dostlarınızla zamanınızı , sevinçlerinizi, üzüntülerinizi, kaygılarınızı, umutlarınızı, hüzünlerinizi paylaşmak. Yeniden görüşmek üzere ayrıldık ilerleyen saatlerde. 

Bugün öğleye doğru gelen telefon şöyleydi: '' Teşekkür ederim, iyi ki geldin dün, bana çok iyi bir moral oldu... '' 
Bunları duymak güzeldi. Birine umut olmak, moral olmak, birkaç saat de olsa hüzünleriní, kaygılarını unutturabilmiş olmak, gülümsemesine sebep olmak güzeldi...

Allah hiçbir dostumuzun, sevdiğimizin acı, kötü haberini aldırmasın. Günleriniz, huzur, mutluluk içinde geçsin. __Msrf