29 Nisan 2013 Pazartesi

Gerisi yalan

‎"Ben seni beklentisiz seviyorum. Hiçbir şey ummadan,
talepte bulunmadan, hayal bile kurmadan."

- Elif Şafak -



Beklentisiz?

Bu mümkün mü?



Aranıp sorulmasanız da, sevilip sevilmediğinizden emin olmasanız da veya sevgi süslü sözlerden ibaret kalıyorsa, bir gün aniden sıtrını dönüp gidiverdiğinde ve aylarca aranmadığınızda...


Siz yokmuşsunuz gibi davranıldığında ne yapardınız?

Haydi bakalım; " hiç bir şey beklemeden, ummadan sevdim " deyin bana diyebilirseniz.

Sen git, güle güle, ben sen olmadan da severim mi diyeceksiniz?
Gerçek hayat kitaplarda yazılan gibi değil.
Sevmek tek taraflı bir eylem değildir, öyle devam ediyorsa hastalıklı bir sevgi olduğunu söylemek mümkündür. Çünkü sevgi tamamlanmak demektir. Sevgi paylaşmak demektir, iyiyi, kötüyü, hüzünü, hayalleri...
Gülen bir yüzü görmek, çınlayan bir sesi duymak, yan yana olmak, demli bir çay eşliğinde yan yana olup uzaklara bakarken dinlediğiniz bir şarkının sözlerini belli belirsiz de olsa mırıldanabilmektir sevgi.

Gerisi yalan...

M.Özdaş


26 Nisan 2013 Cuma

Güvenme dayına, ekmek al yanına...

birine güvenmek lazım
hiç gitmeyecek terk etmeyecek birine
dününde kalmayacak
keşke'n olmayacak birine demiş birisi. 

Bir kedim vardı, bunu okuyunca bir de köpek almaya karar verdim. :))

10 Nisan 2013 Çarşamba

Madde bağımlılığında son nokta

Tren raylarına düşen cep telefonunu almak için gelmekte olan treni gördüğü halde raylara inen kadın son anda güvenlik görevlisinin zamanında fark edip kadını geri çekmesiyle ölüme saniyeler kala yeniden hayata tutundu.... (Az önce, bir TV kanalında izlediğim haber böyle. Madde bağımlılığınín son boyutu bu işte..) 23 Mart 2013

Msrf

Kör Dilenci

Bir kör dilencinin önünden geçen, nereye gittiğini bilmediği ve el salladığı bir tren gibiydi hayat...(Msrf)

12 Şubat 2013 Salı

İşte Ben





İşte Ben

Bir çiçeğim ben
Bir günlük açıveren
Renklerimi ve kokumu
Sevdalı kelebeklere
Sunuveren...
Bir görüntüyüm ben,
Aynalara gülümseyen.
Bir kuşum ben,
Kanatları yorgun düşen.
Bir şairim ben,
Şiirlerim yarım.
Bir ışığım ben
Dünyaları aydınlatan.
Bir sevgiyim ben,
Uzanır ellerim dostluğa...
Küçücük avuçlarımda
Kocaman yüreğim var
Dünyaları sığdırdığım....
Bir sesim ben,bir heceyim.
Bir deli yüreğim ben,
Çalan kapıları,
Ve çalıp kaçan.
Bir kaptanım ben
Kıyıdakilere aldırmadan
Öylece bırakıp çekip giden.
Bir çocuğum ben
Küçücük bir çocuğum
Aslında hala ben...
Tutmuşum uçurtmamın ipini
Sıkı sıkıya,
Cebimde bayram şekerlerim,
Yüzümde en masum gülümsemem,
Daha küçücük bir çocuğum ben.
Bir kimyacıyım,
Yaşamın tortuları
Ve insan izlerinden,
Damıtıp gökkuşağı çıkaran...
Bir matematikçiyim,
Yaşamın denklemini çözemeyen.
Memleketim ben,
Bir bacıyım,
Bir yolcuyum ben,
Gece gündüz yol alan...
Kahveyim ben.
Tavalarda kavrulan,
Kurşunum ben,
Potalarda eriyen.
Bir istiridyeyim belki de
İncisini saklayan.
Bir kalbim ben,kanayan.

M.ÖZDAŞ

9 Ocak 2013 Çarşamba

Günün yemeği: Top köfteli Brüksel lahanası

Kış günleri hanımlar yemek yapma konusunda biraz sıkıntı yaşar. Yaz günleri rengarenk sebzeleri ile zengin yemek seçeneklerine sahipken, mutfak kış günlerinde çeşit bakımından biraz sıkıntı yaşar. Bazı kış sebzelerinin de birçok evde pişmesi değişik kokuları sebebiyle evdekileri rahatsız edebilmektedir.Ben sebze seven bir yapımla daha önce denemediğim tadları da zaman zaman denemekten kaçınmam. Herkesin bildiği, kapuskasının ve sarmasının yapıldığı, Kütahya, Çankırı, Sakarya, Eskişehir gibi bazı illerde " Kelem " adıyla da bilinen " Beyaz top lahana " çok sevdiğim bir sebzedir.

Lahana veya diğer adıyla kelem Turpgillerden ( Cruciferae) familyasından, ülkemizde bazı türlerinin kültürü yapılan, geniş ve kalınca kat kat yaprakları olan, güz ve kış sebzesi olarak yetiştirilen, yaprakları sebze olarak kullanılan ve birçok türü olan otsu bir bitkidir.

Başlı lâhana, kara lâhana, Brüksel lâhanası, karnabahar (Brokoli, karnabahar ve lahana birbirine yakın akraba bitkilerdir), alabaş en çok kültürü yapılan çeşitleridir.

Protein bakımından zengin, sindirilme derecesi yüksek, soğuğa karşı dayanıklı olan bu yeşil bitkiye İngilizcede Rabbit food ( tavşan yiyeceği ) de denilmektedir.

Araştırmamdan edindiğim bazı bilgiler de şöyle:

C vitamini, K vitamini, folat, beta karoten, B6, B1 vitamini ve diyet lifinin çok iyi bir kaynağı olan Brüksel lahanası, aynı zamanda potasyum, manganez ve omega-3 yağ asitleri, demir, fosfor, magnezyum, B2, E vitamini, bakır ve kalsiyum bakımından da zengindir. 100 gramında 63 kalori vardır.

156 gram Brüksel lahanası günlük C vitamini ihtiyacının yüzde 100’ünü karşılar. Brüksel lahanası; kolonda kanser hücrelerinin gelişimini yüzde 47-52, akciğerdeki gelişimini yüzde 27-67 oranında azaltır ve kesin bir şekilde akciğerdeki kanser öncesi lezyonlarını yüzde 85-91 arası küçültür.

Cilt sağlığı için önemli bir antioksidan olan C ve A vitaminini yüksek miktarda içermesi, düzenli olarak Brüksel lahanası tüketen bireylere büyük bir avantaj sağlar.

Aynı grupta bulunan diğer sebzelerle benzer fayda göstermesinin yanı sıra, özellikle hamilelikte bolca tüketilmesi faydalıdır.






İşte bu gece akşam yemeği için daha önce zeytinyağlısını bir misafirlikte yediğim ama çok tat almadığım Brüksel lahanasını farklı bir şekilde denemeye karar verdim. Çarşamba pazarından aldığım minik minik lahanaları akşam eve döndüğümde top köfteler ve havuç ile buluşturdum.Pişme işlemi bitip tabağa ve soframa geldiğinde seçimimin gayet yerinde olduğunu gördüm.Pişme süresi kısa ve lezzeti yerinde olan bu yemek tavsiyemdir.

Gelelim tarifine.

Malzemeler:
Yarım kilogram Brüksel lahanası
Bir adet havuç
İki orta boy domates
10-15 adet arpacık soğanı veya iki orta boy kuru soğan
Zeytinyağı
Tuz, karabiber

Top köfteler:
200-250 gram kıyma
1 soğan
1 yumurta
İki dilim ıslatılmış bayat ekmek
veya 2 çorba kaşığı galeta unu
Tuz, karabiber, kuru nane

Yapılışı:

Tercihe göre varsa arpacık soğan, yoksa iri bir veya soğan sevenler için iki adet kuru soğanı iri doğrayarak bir iki kaşık zeytinyağı ile tencerede sotelenir.Kazınarak verev doğranmış havuçlar ilave edilerek sotelemeye devam edilir.Birkaç dakika sonra domatesler küp şeklinde doğranarak ilave edilir. Bu mevsimde fazla renk vermeyeceği için tercihe göre bir yemek kaşığı domates salçası eklenir( ben böyle yaptım).

Üstüne hazırlanmış fındık büyüklüğündeki top köfteler ve Brüksel lahanaları ilave edilerek tuzu ve yine tercihe göre karabiberi ve bir veya bir buçuk su bardağı sıcak suyu eklenerek kapağı kapanır ve orta ateşte 20-25 dakika pişmeye bırakılır.

Kısa bir süre dinlendirilerek sıcak olarak servis edilir.

Ben beğenerek yedim, sizlerin de beğeneceğini umuyorum. Afiyet olsun.

Müşerref Özdaş


6 Ocak 2013 Pazar

Mü'ce dokunuşlar



Güzel yemek tarifleri ve özel ara sıcak muhabbetleriyle her fırsatta uğradığım bir blog olan arkadaşım Vişnap Macide'nin blogunda en son herkese "ayvayı yedirdiğini" görünce çok ilginç geldi. O güne kadar ayvadan farklı tatlar elde edildiğini görmüş ama zeytinyağlı ayva yemeği olduğuna rastlamamıştım. Tarifini okudum, ilgim daha da arttı ve denemeye karar verdim. Tabi ki Mü'ce dokunuşlar yaparak. Kolay, kısa sürede pişen ve ilginç bir lezzet olarak tavsiyemdir. Mayhoş bir tadı olan bu zeytinyağlının misafir özel ikramı olarak mutfaktaki yerini alabileceğine karar verdim. Tarifi şöyle:

Zeytinyağlı ayva

İki büyük ayva
Bir orta boy havuç
Bir orta boy kuru soğan ( ben biraz fazla tuttum çok sevdiğim için)
İki diş sarımsak
Bir portakal suyu
Bir tatlı kaşığı toz şeker( bende olmadığı için 2 adet kesme şeker koydum)
Bir tutam pirinç
Bir küçük çay bardağı veya yarım çay bardağı zeytinyağı
Tuz, karabiber,yeterince su
(Ben biraz kuru nane ve karabiber ile iz miktarda tarçın ekledim)
Son olarak da Vişnap'ın tavsiyesinde olduğu gibi kuş üzümü yerine bazı yerlerde yemek tariflerinde okumuş olduğum gibi bir miktar yıkanmış kuru üzüm ilave ettim.

Yapılışı

Ayvalar elma dilimler gibi soyulup ayıklanarak doğranarak kararmamaları için limonlu suda bekletilir.
Soğanlar ( ben iri doğramayı tercih ettim),havuç ve sarımsak tencereye alınıp sotelenir (Vişnap'ın tavsiyesindeki gibi fındıkyağı olmadığı için zeytinyağında soteledim)
Üzerine süzülerek ayva dilimleri alınır, portakal suyu, tuz, karabiber ve biraz nane (tercihe göre), iz miktarda tarçın ve yeterince su ilave edilerek kapağı kapatılarak orta ateşte yarım saat kadar arada kontrol edilerek pişirilmeye bırakılır.

Pişen yemek biraz dinlendirildikten sonra bir borcama alınıp servise hazır hale getirilir.Tabaklara servis edilen hoş kokularla tatmanızı bekleyen yemeğinizin üzeri maydanoz ile süslenir( dereotunun da yakışabileceğini düşünüyorum)
Tercihe göre limon suyu ilave edilerek afiyetle yenir( yeterince mayhoş bir tadı olduğundan ben yerken limon suyu ilave etmedim)

Biz beğedik, sizlerin de beğenebileceğinizi düşünüyorum.
Afiyet olsun.



Yalancı içli köfte

Peki hepsi bu mu, hayır değil...
Mutfağa girmişken epeydir yapmadığım, yapımı kolay, pratik ve lezzetli olan yalancı içli köfte de yaptım.

Malzemeleri

1 su bardağı ince köftelik bulgur
1 su bardağı dövülmüş ceviz
2 orta boy haşlanmış rendelenmiş patates
Bir orta boy rendelenmiş kuru soğan
250 gr yağsız kıyma
1 kahve fincanı irmik
Tuz, karabiber, dilediğiniz baharatlar ( toz kırmızı biber, acı seviyorsanız acı pul biber ve kimyon olabilir ki ben hepsini kullandım)

Yapılışı

Köftelik bulgurun üzerine geçecek kadar kaynar su ilave edip şişmesi için üzerini kapatıp bekletin.
Kabaran bulgura tüm malzemeleri ilave edip güzelce yoğurun.
Oval şekil veya dilediğiniz şekli vererek kızgın yağda kızartın.
(Bazı tariflerde önce yumurtaya sonra galeta ununa bulayarak kızartın diye tavsiye edilse de ben sadece balık kızartır gibi una bulayıp kızartmayı tercih ettim)
Önceden şekil vererek pişirmeden derin dondurucuda da saklayabilirsiniz .

Tabaklara alıp maydanoz ile süsleyebilirsiniz. Sevenler ketçapla da sunumu renklendirebilirler benim yaptığım gibi.

Çalışan hanımlar için pratik yemekler her ikisi de.
Afiyet olsun.

Sofralarınızdan bereket, evlerinizden sohbet, sevgi, saygı,gülücükler eksik olmasın.